Boğaziçililer CFA’in global finans yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek

Dünyanın tanınmış finans organizasyonlarından CFA (Chartered Finacial Analyst) Institute’ün düzenlediği yarışmanın Türkiye etabında Boğaziçi Üniversitesi tüm rakiplerini geride bırakarak birinci oldu. Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarından Tüpraş üzerine finansal analiz ve değerleme çalışması yaparak yarışmanın galibi olan Boğaziçi ekibi bu sayede CFA Enstitüsü’nün Chicago’da düzenleyeceği yarışmada Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı. Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri 13 Nisan’da düzenlenecek olan Avrupa finalini kazanırsa, şanslarını ertesi günkü global yarışmada dünya birinciliği için deneyecek.

Başarılı üniversite öğrencilerinin profesyonel iş hayatını deneyimlemelerine fırsat vermek amacıyla Türkiye’de 2009 yılında başlayan “CFA Institute Research Challenge” yarışmasının bu yıl sekizincisi yapıldı. Yarışmanın Türkiye ayağına, Türkiye’den 11, Azerbaycan ve Gürcistan’dan ikişer olmak üzere toplam 15 üniversiteden İşletme, Finans, Ekonomi, Bankacılık bölümlerinin lisans ve lisansüstü öğrencileri katıldı. Her sene farklı şirketlerin araştırma raporuna konu olduğu yarışmada bu sene Tüpraş incelendi. Takımlardan sektörel ve finansal analiz yapması, değerleme yöntemlerini kullanması ve bunun sonucunda bir yatırım tavsiyesi vermesi beklendi.

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden Deniz Can Bakkalcı, Ömer Eren, Sıla Baştürk, Zehra Soysal ve Ekonomi Bölümü’nden Ali Coşkun’un oluşturduğu ekip, yarışmadaki performansıyla Boğaziçi Üniversitesi’ne önemli bir başarı kazandırdı. CFA Research Challenge’da akademik danışmanlık yapan Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü öğretim üyelerinden Cenk Karahan ve öğrencilerden oluşan ekiple konuştuk.

Lisans seviyesindeki öğrencilerin bu gibi yarışmalarda tecrübe kazanmalarının çok önemli olduğunu vurgulayan Cenk Karahan ve öğrenciler, herkesin kendi ilgi alanıyla ilgili yapılan bu seviyedeki yarışmaları takip etmelerinin önemine de değindi.

CFA Institute hakkında bilgi verebilir misiniz?

Cenk Karahan: CFA Institute uluslararası çevrelerde bilinen çok köklü ve prestijli bir finans profesyonelleri organizasyonudur. Dünya çapında finansal danışmanlara Chartered Financial Analyst olarak bilinen bir ünvanı veriyor. CFA Society of İstanbul da, bu organizasyonun yerel ayağını oluşturuyor ve buradaki operasyonları yürütüyor. İstanbul’da düzenlenen ve bizim öğrencilerimizin birinci olduğu bu yarışmaya Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan ve Azerbaycan gibi bölge ülkelerinden de katılan okullar oldu.

İşletme bölümü olarak öğrencilerinizin CFA gibi prestijli organizasyonların projelerinde başarılı olmaları için neler yapıyorsunuz?

Cenk Karahan: CFA Institute üniversitelerdeki kendi kapsadığı alanları onaylıyorlar ve üniversitelerle partnerlik yapıyorlar. Biz de buna geçen sene başvurduk ve İşletme Lisans ve Yüksek Lisans programlarımız geçen sene itibariyle CFA tarafından onaylandı. Bu sayede üniversitemiz de CFA ila partner üniversite oldu. Bu anlamda programımız CFA programına hazırlık için çok uygun. Bunun da ötesinde partner üniversite olmanın bazı getirileri oluyor. Mesela öğrencilerizin CFA sınavına ve ünvanına hazırlanırken organizasyon tarafından burs alma hakları oluyor.

“Boğaziçi mezunları CFA’de bir adım önde’’

Buradan mezun olan öğrenciler bu alanda daha avantajlı bir konumda oluyor diyebilir miyiz?

Cenk Karahan: Kesinlikle. Verdiğimiz finansal eğitim öğrencilerimizi bir CFA ünvanı almaya hazırlıyor. Lisans öğrecilerinden oluşan bu grup da diğer üniversitelerden gelen kendilerinden daha tecrübeli yüksek lisans öğrencilerinden oluşan ekipleri geride bırakarak birinci oldular. Bence bu öğrencilerimizin seviyesi ve aldıkları eğitim hakkında çok şey söylüyor.

Arkadaşlarımızın başarılı olduğu yarışma programı hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? CFA Institute Research Challenge nedir?

Cenk Karahan: CFA’in üniversite öğrencilerine ulaşmak için yaklaşık 2002 yılında sadece New York’ta başlayan, finansal analiz ile finansal etik konularına vurgu yapılan bir yarışmadır bu. Gittikçe büyüyen bu yarışmaya en son dünya çapında 850’nin üzerinde üniversite ve 4000’den fazla öğrenci katıldı. Önce lokal organizasyon düzenleniyor. Üniversitemiz bu aşamada birinci oldu. Daha sonra bölgesel ve global finaller oluyor. Böylece hem kendi markalarına üniversite öğrencilerini duyurmuş oluyorlar hem de finansal analiz konusunda eğitim vermek için bir fırsat yaratmış oluyorlar. Bu yarışmada bir akademik mentör bir de daha sonra CFA üyeleri arasından atanan endüstri mentörleri oluyor. Bizim arkadaşlarımızın akademik mentörlüğünü ben yapıyorum.

Biraz da öğrenci arkadaşlarımıza sorular sormak istiyorum. Chicago’daki finallere katılmaya hak kazanan, Türkiye’deki yerel yarışmayı da kazanan ekip nasıl bir araya geldi?

Sıla Baştürk: Lisans eğitimimim esnasında finansal piyasalara ilgi duymaya başladım ve bu ilgimden dolayı ben CFA’ya ve yarışmaya dair biraz bilgi sahibiydim. Cenk hocanın da bu yarışma ekibine danışmanlık yaptığını bildiğimden bu konu üzerine konuşuyorduk ve ben ekibin ilk üyesi oldum.  Ekibin geri kalanını ise Cenk hoca finansla ilgili adaylar arasından mülakat yaparak seçti ve bu şekilde bu seneki takım oluşmuş oldu.

Raporunuzun konusu neydi?

Deniz Can Bakkalcı: Yarışmanın lokal ayağında her sene bir firma seçiliyor. Seçilen firmanın yatırımcı gözüyle finansal analizinin yapılması gerekiyor. Öncelikle firma ile bir görüşme gerçekleştirdik. Sonra araştırmalarımızı geliştirdik. Sonuçta ortaya bir model çıktı. Bu modelin yardımı ve Cenk hocamızın ve endüstri mentörüzün de önerileriyle raporumuzu hazırladık.

Raporun kapsamı neydi?

Deniz Can Bakkalcı: Rapor şu kısımlardan oluşuyordu: Endüstri Analizi, Finansal Analiz, Değerleme ve Yatırım Riskleri.

Ömer Eren: Aslında bu projenin temel amacı Tüpraş’ın hisse değerini ölçmek. Tüpraş’ın hissesine bir değer biçiyorsunuz ve bunun sebeplerini açıklıyorsunuz.

Sizce başarılı olmanızda ne gibi faktörler etkili oldu? Boğaziçi Üniversitesi’nde aldığınız eğitimin başarınıza nasıl bir katkısı oldu?

Zehra Soysal: Öncelikle ekip olarak bu işi çok ciddiye aldık. İstekle ve heyecanla hedefimize ulaşmaya çalıştık. Bir ekip ruhu oluşturduk. Belli periyotlarla kendimize hedefler koyup düzenli bir şekilde çalışmaya özen gösterdik. Kazanacağımıza da çok inanıyorduk. Bunun da başarımıza ciddi anlamda bir katkısı olduğunu söyleyebilirim.

Aldığınız derslerin başarılı olmanızda nasıl bir etkisi oldu?

Ömer Eren: Aldığımız muhasebe ve finans derslerinin bize katkısı çok büyük oldu. Bu dersleri almamış olsaydık bu raporu ortaya çıkaramazdık.

Zehra Soysal: Rapor hazırlamak için data oluşturmak ve bu datayı yorumlamak gerekiyor. Derslerimizin bize sağladığı arka plan bu noktada işimizi kolaylaştırdı diyebilirim.

Türkiye’den daha önce bir üniversite bölgesel ve dünya finallerinde başarı gösterdi mi?

Cenk Karahan: Türkiye’nin bölgesel ve dünya finallerinde henüz bir başarısı bulunmuyor. Ama bunu, Boğaziçi Üniversitesi ekibi olarak bu sene değiştirebileceğimize inanıyoruz.

Söyleşi: Talat Karataş/Kurumsal İletişim Ofisi, Boğaziçi Üniversitesi

Fotoğraflar: Kenan Özcan,

Kaynak : http://www.boun.edu.tr/

Yorumlarınızla Katkıda Bulunabilirsiniz